PSİKİYATRİ

Psikiyatri; akıl hastalıklarının teşhisi, tedavisi ve önlenmesi ile uğraşan bilim ve hekimlik dalı.

D vitamini paratiroit hormonu (PTH) ile beraber özellikle kemik yoğunluğu ve  vücut Ca/P dengesinin korur. Ancak tek görevi bu değildir; hücre büyümesinin düzenlenmesi, DNA onarımı, hücresel metabolizma, bağışıklık sisteminin fonksiyonlarında ve enflamasyonun önlenmesinde(antienflamatuar mekanizmalarda) rolü vardır.

Psikiyatrik bozukluklarda hem tedavinin başarılı olması için hem de bu bozukluklardan korunmak için birçok vitamin ve mineral hayati öneme sahiptir; sabah dinç kalkmamızı, gün boyu günlük işlerimizi yapmamız için gerekli enerjiyi veren, hayattan keyif alırken düşünmemizi, yerine ve zamanına göre davranmamızı ve karar vermemizi sağlayan birçok  biyokimyasal reaksiyonun olmazsa olmazıdır.

Dikkat eksikliği hiperkativite bozukluğu (DEHB) dediğimizde kast edilen sadece dikkat sorunları ya da aşırı hareketlilik değildir. Dikkati başlatmak ve sürdürmek oldukça karışık bir görevdir ve beynin bir çok bölgesi bu işlevde rol alır bu bölgelerin diğer görevleri arasında hazzı erteleyebilme, geçmiş hatalardan ders çıkarma, dürtüsel hareketleri kontrol etme, organizasyon ve planlama gibi üst düzey yürütücü işlevler yer alır.

Sınava hazırlık sürecinde anne-baba tutumları nasıl olmalıdır en sık karşılaştığımız sorulardan biridir.

Sınav sürecinde anne babaların tutumları çocuklarda sınav kaygısını olumlu ya da olumsuz şekilde etkilemektedir. Anne babaların bu süreçte niyetleri kesinlikle destek ve kaygıyı azaltma amaçlı olsa da bazı tutumlar işlevsiz hatta olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir.

Depresyon yüzyıllardır tanımlanan bir bozukluktur M.Ö dönemlerde melankoli (ağır çökkün duygudurum) tanımını ilk kullanan Hipokrat’tır. İlk kez toplu şekilde hastalığın belirtilerini tanımlayan, gidiş ve sonlanış hakkında bilgi veren ise Kraepelindir.

Son yıllarda yapılan ve sayıları giderek artan çalışmalar bağırsak duvarımızın ve bakteri floramızın fizyolojik ve psikolojik sağlığımızın baş aktörü olduğuna dair bulguları bizlere sunmaktadır.

Posttravmatik Stres Bozukluğu (PTSB), travma yaratan önemli bir olay (felaketler, doğal afetler, kazalar, terörist saldırılar vb) sonrası ortaya çıkan ve kişide aşırı uyarılma hali (hipervijilans), travmayı hatırlatan ve ya çağrıştıran uyaranlardan kaçınma ve kişinin travmatik olayı rüyalar ve “flashback” ler yoluyla yeniden deneyimle bulguları ile seyreden psikiyatrik bir durumdur.

 Sürekli değişen eğitim sistemi, çocuklara kaliteli eğitim aldırmak, ”iyi” bir meslek sahibi edindirmek isteyen aileler, çocukluk yıllarından itibaren başlayıp bitmek bilmeyen sınavlar, benzer hedefleri olan binlerce çocuğun, gencin yarış atı gibi rekabeti, aile ve çevrenin beklentileri, sınava yüklenen anlamlar, gelecek kaygıları… Yapılması gerekenler listesinin altında ezilerek çoğu zaman çocuk olmak, genç olmak bile unutulabiliyor. Hiç bir çocuğun temel ihtiyacı çok başarılı olmak, en iyi yerlere gelmek, statü değildir.