PSİKOLOJİ
Typography
  • Smaller Small Medium Big Bigger
  • Default Helvetica Segoe Georgia Times

Yetişkin birinin gün içinde ortalama 16 saat uyanık olduğunu varsayarsak, yaşamımızın önemli bir bölümünün (günün üçte biri) iş yerinde geçtiğini söyleyebiliriz. Tıpkı evlilik ilişkisinde olduğu gibi iş yerinde algılanan doyum ya da yaşanan sorunlarda kişinin yaşam kalitesini etkilemektedir. İş yerindeki doyum eksikliği, kişilerarası ilişkilerdeki çözümlenmemiş çatışmalar ve kronik stres pek çok fiziksel ve ruhsal sağlık sorununa karşı bizleri hassas bir hale getirebilmektedir.

İş Hayatındaki Zor İnsanlar?

”Zor insanlar” kelimesini seçerken daha çok kişilik özelliklerinden bahsetmekteyim. İstisnasız her birimiz farklı kişilik özellikleri bakımından belirli bir boyut üzerinde yer almaktayız. Kişilik üzerine psikoloji alanında oldukça fazla yayın bulunmaktadır. Bunlardan biri de kişiliği boyutsal bir şekilde sınıflandırmaya çalışan Amerikalı psikolog Raymond Bernard Cattell’dir. Cattell, 16PF adını verdiği psikolojik test ile kişilik özelliklerinin ölçümlenmesini amaçlamıştır.

16PF Testindeki kişilik boyutlarından bazıları şu şekildedir:

çekingen…………………………………sosyal

Boyun eğici……………………………… Hükmedici

Kırılgan………………………………… Dayanıklı

Kaygılı…………………………………. Soğukkanlı

Bağımlı…………………………………. Bağımsız

Kuşkucu…………………………………. Güvenli vs.

Tıpkı Cattell gibi pek çok araştırmacı kişiliği tanımlamaya ve ölçmeye çalışmış, farklı psikolojik değerlendirme araçları geliştirmişlerdir. Kişiliği bir renk yelpazesine benzetirsek, her birimiz farklı renklerin farklı tonlarının bir bütünüyüz.

ZOR KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNE SAHİP İNSANLAR…

Bireyde gözlenen kişilik özellikleri esnek olmayacak şekilde değişime karşı dirençli, uyum bozucu ve durumsal değil de süreğen (yani genelde var olan) bir yapıda ise burada zor kişiliklerden bahsedebiliriz. Kişiliğin zor bir şekilde tanımlanması, sosyal çevre içerisindeki uyumun kaygı, ilişki sorunlarıyla yakından bağlantılıdır. Zor kişiliklerle yakın temas içindeki insanlar sıklıkla olumsuz duygular hissederler ve çoğu zaman ilişkide alttan alan taraf olduklarına dair bir hisleri vardır.

”Geçimsizler” isimli kitapta; ”zor insan” gibi kavramların sanki psikiyatrik bir tanı işlevi görerek sosyal yaşantıda sorun yaşanılan kişinin ”etiketlenme” tehlikesini ortaya çıkarabileceğini belirten yazarlar, bunun yerine Türkçe’deki ”Geçimsiz” kelimesini önermektedirler. Türk Dil Kurumuna göre geçimsiz: ”çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz” anlamına gelmektedir. ”Geçim”in insan ilişkilerindeki anlamı, anlaşma ve uyum sağlamaktır (Göka,E.& Beyazyüz,M., 2011).

Elbetteki siyah-beyaz şeklinde düşünerek ”zor kişilik/ kolay kişilik”, ”Geçimsiz İnsan/Geçimli İnsan” tarzındaki dikotomik (ikili düşünme) bakış açısı insan ve davranışlarını kavramada eksik olacaktır. Hayatın akışında her birimizin ilişkileri zorlaştırdığı tutum ve davranışları olmuştur. Başka bir deyişle zamanın herhangi bir anında her birimiz ”geçimsiz” ya da ”zor” olmuşuzdur. Burada bahsedilen değişime karşı dirençli, katı, yaygın ve süreğen sorunlar yaşayan kişilerdir. Konu oldukça kapsamlı olmakla birlikte iş yerinde sorun yaşayabileceğiniz zor kişiliklerden bazıları ve onlarla ilişkilerde yapılabilecekler şu şekilde anlatılabilir:

Narsist: ”Kibirli”…

* Diğer insanlarla empati kurmada noksanlık.

* Dünya etrafında dönüyormuşçasına bencil davranış ve tutumlar.

* Kırılgan benlik yapılanması. Eleştirilere karşı hassasiyet. Eleştiriler karşısından tartışmacı bir tutuma girme…

* Diğer insanlara yönelik; katı, kusur bulucu, değersizleştiren, aşağılayan tutum ve davranışlar…

* Yoğun kıskançlık hisleri ve yıkıcı rekabetçilik.

* Her şeyi kendine hak görme (kuralları o koyar, o çiğner).

* Diğerlerinden üstün olduğuna dair söylem ve tutumlar.

* Övülmek ve onaylanmaya karşı isteği fazladır.

* Mükemmeliyetçilik ( Katı yüksek standartlar, standartları karşılanmadığında hiddetlenme…)

Narsistik Özellikleri Belirgin Bir Kişiyle Nasıl İlişki Kurulabilir?

– Derin duygusal bir paylaşım içinde samimi algıladığınız davranışlarını içten bir şekilde takdir edin.

– Tutum ve davranışlarındaki yıkıcı tarafları nazik ve temkinli bir şekilde ona göstermeye çalışın. Onunla empati kurduğunuzu göstererek ölçülü yüzleştirmeler yapın.

– Aşırı genelleyici yorum ve eleştiriler yapmayın (egoistsin, hep kendini düşünüyorsun gibi) bunun yerine rahatsız olduğunuz duruma yönelik belirgin değerlendirmelerinizi suçlamadan ”ben dili” ile ifade edin.

– İlişkide karşılıklılık ilkesinden hareketle, kendi sınırlarınızı, istek ve ihtiyaçlarınızı karşı saldırıya geçmeden koruyun. örneğin: ”işler beklediğin gibi gitmediğinde buna öfkelenmeni anlıyorum ancak öfkelendiğinde hakaret etmen, herkesin içinde aşağılamanı kabul edemem. Sakin bir zamanda baş başayken kızgınlığını benimle paylaşman beni mutlu eder. Bu tarz zamanlarda seni dinlemeye ve anlamaya daha açık olacağım…” şeklinde cümleler daha etkili olacaktır.

”TAKINTILI” MÜKEMMELİYETÇİ KİŞİLİK:

* Kendisinin ya da başkasının performansına yönelik mükemmeliyetçi standartlar.

* Aşırı detaycı düşünme

* Kusur ve hataları tolere edememe

* Yoğun yaşanan kaygı, huzursuzluk, gerginlik

* Katı kurallar, -meli, -malı tarzında düşünme alışkanlığı

* Başkalarının yaptığı işleri zor beğenme, hata eksik arayıcı tutum ve davranışlar

* Katı plan ve program; kendi planının dışına çıkıldığında yoğun huzursuzluk, hoşnutsuzluk

* İnatçılık: her şey kendi kurallarına ve beklentilerine uygun olmalıdır. Bu yönde ısrarcıdır.

* Kararlarına karşı kuşku ve güvensizlik: hata yapma korkusuyla karar vermede zorlanma, yoğun bir şekilde tereddüt etme, ince düşünme..

* Aşırı vicdan ve titizlik…

Takıntılı-Mükemmeliyetçi Kişiler Etkili İlişki Kurma Yolları:

– Kişinin düzene ve kesinliğe olan ihtiyacı, belirsiz korkusunu anlamaya çalışın, empati kurun.

– Kişinin düzenini ve planını ani şekilde değiştirecek, huzursuz edecek plan ve kararlarınızı erteleyin. Takıntılı kişinin düşünce mantığını yakından tanıyarak işyeri ile ilgili düzenlemeleri ya da beklentilerinizi makul bir zaman aralığı vererek ona sunun.

– Kişinin mükemmeliyetçi yanından dolayı aşırı iş yükü altındaysanız bunu mantığa oturtarak ona anlatın. Kişinin iş yerindeki tarzının ne gibi avantaj ve dezavantajlarının olabileceğini ona anlatın (mümkünse rakamlarla, somut verilerle).

– Tutabileceğiniz sözleri verin ve verilen işle ilgili vaatlerinize olabildiğince sadık kalmaya çalışın. Bu dürüst tutumunuz size saygı duyma ihtimalini artıracaktır. Dürüst tutumunuzu yapamayacağınız işler konusunda da baştan sergileyin.

– Eğer siz bir işverenseniz bu tarz özellikleri olan birine, uygun işi ve görevi sunun.

Bağımlı Kişilikler…

* Başkalarının onayı ve desteği olmadan karar almakta, harekete geçmekte zorlanma

* Kendisi ya da iş yeriyle ilgili önemli kararları tek başına vermede, sorumluluk almada zorlanma

* Tek başına bir projeyi üstlenmekten kaçınma

* Yalnız çalışmaktansa grup çalışmasında pasif rolde izleyici olmayı tercih etme

* Başkalarının olumsuz düşüneceği, olumsuz davranacağı kaygısıyla boyun eğici davranma

* ”Siz nasıl isterseniz” cümlesini sıkça kullanma

* Yetersizlik hisleriyle sıkça kaygı yaşama

Bağımlı Kişilik Özellikleri Olan Biriyle Nasıl Etkili Bir İlişki Kurulabilir?

– Çabalarını destekleyin, başarı ve gayret gösterme yönünde motive edici olun.

– Aşırı destek ve yardım beklentisi içinde olduğunda bunu hemen ona vermek yerine onun düşüncelerini ve beklentilerini ona sorun.

– Daha fazla inisiyatif alması yönünde cesaretlendirici olun. Gerekirse kolaylıkla yapabileceği basit işlerden başlayın daha karmaşığına doğru basamak basamak gidin.

Pek tabi ki burada anlatılanlardan çok daha fazla kişilik özelliği bulunmaktadır. İster işveren, isterse çalışan olun iş yerinizde yaşadığınız zorlanmalarla etkili bir şekilde başa çıkabilmenin yaşamdan aldığınız doyumu artıracağını unutmayın. Kendi başınıza baş etmekte zorlandığınız durumlarda mutlaka bir uzman desteği almanızı öneririm.

Klinik Psikolog Onur Arsel

http://www.onurarsel.com dan alınmıştır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile