CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

Erkeklerde Penis Boyu Takıntısı

Penis boyu ile ilgili sorular bir üroloğa en çok danışılan konuların başında gelmektedir. Bu konuda erkekler arasında hurafelerle dolu hatalı bir bilgilenme söz konusudur. Bununla birlikte doğal olarak, penis büyütme operasyonları da internet dünyasında en çok araştırılan konulardan birisi olmuştur. Öncelikle şunu belirtelim çoğu kişi için penis büyütme boy uzatma ameliyatları son derece gereksiz bir işlemdir ve de bir çok riski de beraberinde getirir. Peki bu konudaki bilimsel doğrular nedir?

clip_image002ESWT yani düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, erkeklerdeki sertleşme sorunlarında son yıllarda sıklıkla kullanmaya başladığımız ve guideline adını verdiğimiz kılavuz kitaplarımıza da girmiş önemli bir tedavi alternatifidir. Öncelikle şunu belirtelim ESWT kesinlikle bir mucizevi bir tedavi şekli değildir. Herkeste istenilen etkiyi vermeyebilir. Hastalarımızı bu konuda yanlış yönlendirmek de doğru olmayacaktır. Ama önemli bir tedavi seçeneğidir ve bilimsel çalışmalarda da faydalı olduğuna dair veriler her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle damarsal yetmezliğe bağlı olarak gelişen hafif ve orta düzeydeki sertleşme sorunlarında sorun daha da ilerlemeden ESWT ile müdahalede bulunmak uzun vadeli bir çözüm yaratabilmektedir. Şiddetli damarsal yetmezlik varsa yine ESWT denenebilir ancak fayda ihtimalinin az olduğunu da hastaya vurgulamak gerekmektedir.

Tehlike bazen çok yakınınızdadır!

   Bazıları erkeklikleri ile övünmeyi ve yaşadığı çapkınlık maceralarını da arkadaş çevresinde bire bin katarak anlatmayı pek bir sever. Çoğunluğu genç olan bu erkekler performans odaklı seks yapmayı fazlasıyla alışkanlık haline getirmişlerdir. Oysa onları çok büyük bir tehlike beklemektedir. Yutmaya hazırlanan bir kara delik hızla kendilerine yaklaşmaktadır ve onlar bunun farkında bile değildirler. Gençliklerinde çok hızlı yaşayıp, belli bir yaştan sonra aniden çöken, kendine öz güvenini kaybetmiş ve erken yaşlanmış erkek "yarı" canlılarına eminim ki herkes hayatında en az bir kez şahit olmuştur. Sadece gençlikte hızlı yaşamanın bir bedeli midir bu? Geçmişte fazla yapılan seks,  bir erkeği bu kadar yıpratabilir mi? Sorun aslında nereden kaynaklanmaktadır. Bu kadar “iyi” giderken ne olmuş olabilir? Yoksa büyü mü yapılmıştır? Bu makalede size bu işin gerçek yüzünü aktarmaya çalışacağım.

clip_image001

Peyronie hastalığı peniste eğrilik ve deformite ile seyreden kronik bir hastalıktır. Genel olarak 40 yaşından sonra gözlenir ve 55-60 yaş aralığında sıklığı oldukça artış göstermektedir. Çok eski zamanlardan bu yana varlığı bilinen önemi bir sorundur. Bizans imparatoru Heraclius’un (MS 575-641) yukarı ve geriye doğru çok şiddetli bir penis eğriliğinin olduğunu dönemin tarihçileri bile yazmıştır. Ancak o dönemde bu durumun imparatorun yeğeni olan ensest ilişkisinin bir laneti olduğuna inanılmaktaydı ve imparator kendi yüzüne boşalarak cezasını çekmekteydi. 19. yüzyıla kadar da peyronie hastalığının benzer şekilde cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir sonucu olarak ortaya çıktığı kabul edilmekteydi. İlk olarak Fransız cerrah François Giyot de la Peyronie (1678-1747) hastalığın tarifini detaylı bir biçimde tanımladığı için o tarihten bu yana hastalığın adı da geleneksel biçimde Peyronie olarak kabul görmüştür.

 Vajinismus cinsel ilişkide vajina ve pelvis-pc kaslarının tümden ve istemsiz biçimde kasılarak, penisin vajinaya girişini imkansız(?) kıldığı psikosomatik bir olaydır. Sıklığı tam olarak bilinmese de giderek yaygınlaştığına kuşku yoktur. Çoğu kez ilk cinsel ilişki deneyiminde başlar ve sonraki denemelerde de aynı tablo aynen tekrarlanır. Aslında bedenle birlikte ruh da kasılı kalmaktadır. Temelinde cinsel ilişkiye dair iç dünyada abartılan ve toplumsal hurafelerden beslenen bir korku kaçında tablosudur. Özellikle ilk geceye dair "çok ağrıyacak, çok acıyacak, çok kanayacak" gibi mitlerle büyüyen bazı genç kızlarda cinsel heyecan ve cinsel coşku bir türlü ortaya çıkmaz. Dolayısı ile ilişki başında ıslanmanın gerçekleştiği uyarılma safhasına da geçiş de pek mümkün olamamaktadır. İlk denemede penisin vajinaya girişi için acele edilip zorlandığı vakit vajinal kaslarda bir kasılma gerçekleşir. Bu ilk deneme oldukça ağrılı bir eylemdir. Çoğu kez ikinci kez denenir ve bu kez de tüm pubokoksigeal kaslar bir bütün olarak kasılır. Beraberinde bir panik atak tablosu da (ağlama krizi, şuur bulanıklığı ve eşi iterek kaçma hali) sıklıkla görülür. Buradan geri dönüş tedavisiz artık pek mümkün değildir. Her cinsel ilişki deneyiminde aynı tablo tekrarlanacaktır.

clip_image002

Kegel egzersizlerinin kadın sağlığı açısından faydaları saymakla bitmez. Günümüzün hareketsiz kent yaşamında bir de hiç spor yapmayan-yapmamış kadınlarda maalesef ki pelvik (karın dip bölge) kasları yeterince çalıştırılmadığı için zamanla zayıflamaktadır. Üzerine bir de doğumlar ve fazla kilolar eklenince bu kas grupları daha da bir gevşemektedir. Sonuçta birçok kadın için stres tipi adını verdiğimiz öksürme-hapşırma ile olan idrar kaçırma rahatsız edici boyutlara ulaşabilmektedir.

Kadınlarda gözlenen cinsel işlev bozuklukları ya da daha doğru bir ifade ile cinsel uyum sorunları son derece yaygın gözlenen konulardır. Başlıca 4 ana sorun karşımıza çıkmaktadır.

1-Cinsel İsteksizlik

2-Cinsel Uyarılma Bozuklukları (vajinal kuruluk)

3-Cinsel Doyum Sorunları (orgazm olamama sorunu)

4-Cinsel Ağrı Bozuklukları (disparoni, vajinismus)

clip_image002

PRP (Platelet Rich Plasma), ya da diğer adıyla "Trombositten Zengin Plazma", kişinin kendi kanından elde edilen sarımtırak renkli bir sıvıdır. PRP hazırlama kiti yardımıyla önce hastadan 10-20 ml kadar kan alınır. Sonra bu kan tek kullanımlık özel filtreler ve santrifüj cihazları ile ayrıştırılarak istenmeyen kısımları uzaklaştırılır.  Üstte kalarak ayrıştırılan 2-6 ml'lik bu özel kısım, trombositten ve dolayısı ile de büyüme faktörlerinden (PDGF, VEGF, TGF- α ve TGF- β) zengin plazmayı içermektedir.

Erkeklerin evlendikten bir süre sonra eşlerine karşı cinsel istek duymamaya başlaması son derece sık rastlanılan bir cinsel işlev bozukluğudur. Bir süre sonra durum kadın tarafından fark edilerek çoğu kez de yanlış yorumlanır. Zamanla çiftler arasında önemli bir çatışma kaynağına dönüşmesi elbette kaçınılmaz olur. Peki bir erkek hiçbir sağlık sorunu olmamasına karşın eşine karşı neden cinsel çekim duymaz hatta bunun yerine sadece mastürbasyonla yetinir. Bu durumun son derece karmaşık bir alt yapısı olabilmektedir.

Erkek Doğulmaz, Erkek Olunur!

Bir erkek çocuğun en önemli yaşam dönemi kuşkusuz 2-6 yaş aralığıdır. Bu aralıkta cinsel kimlik tam olarak netleşir. Bu dönemde anne babanın bilerek veya bilmeyerek yapacağı bazı hatalar o çocuğun tüm hayatını geri dönüşü olmayacak biçimde etkileyebilmektedir. Bir çocuk doğduğunda benlik bilinci yoktur. Sadece ona bakım veren "Anne" vardır. Yani ben yoktur sadece ve sadece "O" vardır.

Erken boşalma ya da tıbbi adıyla "Premature Ejekülasyon" erkeklerde en sık rastlanan cinsel işlev bozukluğudur. Genel olarak tüm erkeklerin yaklaşık %25 'in yakındığı bir konudur. % 2-3 erkekte ise olay çok şiddetli yaşanır ve ciddi oranda kişiyi ruhsal olarak etkileyebilir. Erken boşalma aslında yanlış bir tanımlamadır. Kime göre, neye göre erken olduğuna açıklık getiremez. Tam olarak karşılamasa da "Kontrolsüz" ya da "Denetimsiz Boşalma" tabiri daha doğru bir tanım olabilir. Aslında erken boşalmanın hem tanısı hem nedeni (etiyolojisi) hem de tedavisi şu ana kadar tam olarak saptanabilmiş değildir ve hala tıbbın en karanlık konularından birisini oluşturmaktadır. İsterseniz önce erken boşalma durumunun olabildiğince bir tarifini yapalım.